Tüm kadınların ortak derdidir dağınık bir dolap. Ve “hiçbir şeyim yok ki’’ sendromuna kapılırız ve hep satın alırız, ama yine de yok işte yok! Aniden ortaya çıkan planlara karşı tedbirli olmanın yolu ise kıyafetlerinizi birlikte kombinlenecek parçaları belirlemek ve neyi, nerede, ne zaman giyinebileceğinizi belirmek gerekir. Başlamadan önce dikkat etmemiz gereken ve gardırobumuza yön verecek noktaları şöyle sıralayabiliriz:
-
Çevre ve iklim koşulları,
-
Fonksiyonellik,
-
İş sektörüne uyum,
-
Kişiliği yansıtması,
-
Yaşa uygunluk,
-
Renklerin psikolojik etkileri,
-
Hobilerimiz,
-
Yaşam stilimiz,
İşte bu gibi etmenler bizleri bilinçli bir gardırop detoksu yapmamıza yardımcı olur. Öncelikle ortalama 3 saat kadar bir zamanı ayıralım ki işler tam olarak bitsin. Elimizde yarım düzenlenmemiş bir bölüm kalmasın. Dolabımızdan çıkaracağımız kıyafetleri koymak için boş bir alana ihtiyacımız var, bu yüzden odamızı da düzenleyelim. Ayrıca bir ayna gerekiyor bize, deneyeceğimiz kıyafetlerin nasıl durduklarına bakmak için. Düzenleme yaparken her parça için şu soruları sormak bizlere yardımcı olacaktır: Son 6 ay içinde bu parçayı hiç giydim mi? Giydiysem hala seviyor muyum? Bana geçekten yakışıyor mu? Manevi bir değeri var mı? Eğer varsa saklayın fakat dikkat edilmesi gereken nokta şudur ki; örneğin her kadının rüyası gelinlik giymektir ve muhtemelen saklamak istenir. Bu hepimiz için son derece normaldir fakat lise üniformanızı saklamanızın bir anlamı da yok. İşte bu örneği aklımızda tutarak daha rahat karar verebiliriz, neyi atacağız veya neyi saklayacağız. Saklamaya karar verdiyseniz olası parçaları kombinleyerek değerlendirmeli. Kıyafetlerinizin düğmesi sökülmüş ya da fermuarı arızalanmış olabilir, bunları da ayırıp terziye ya da kuru temizlemeye yollayın. Diğer taraftan çok önemli işlerimizi yapmak için enerji eksikliği yaşarız. Bunun nedeni ise çok basit gündelik işlerimizi ertelediğimiz için mesela terziye gidilecek bir pantolon ‘yarın götürürüm ya da diğer gün olur’ diyerek gündelik işlere fazlaca enerji yolluyoruz ve enerjimizi gereksizce harcıyoruz. Çekim yasaları bize diyor ki, hayatına neyi çekmek istiyorsan onun için boşluk oluştur, yeni bir yer aç, çünkü evren boşlukları sevmez mutlaka doldurmak ister. Mesela üzerinize olmayan parçaları mutlaka ihtiyaç sahiplerine verin, böylelikle birilerini sevindirmiş olursunuz hem de bu güzel girişiminiz size yine güzellik olarak döner. ‘Zaten zayıflayacağım’ diye düşünmeyin, üzerinizde böyle bir baskı yaratmayın! Kendinizi bloke etmeyin.

Peki saklamaya karar verdiğiniz parçaları nasıl yerleştirmelisiniz?
Neyi asacaksınız neyi katlayıp yerleştireceksiniz? Elbiselerinizi, ipek kumaştan herhangi bir parçayı, ceketleri, pantolonları, etekleri ve tabii ki gömleklerinizi asarak saklamak daha uygundur. Tişörtler, hafif dokumalı kumaşlar, jeanler katlanıp koyulabilir. Eğer ki dolabınız size küçük geliyorsa mevsime göre düzenleme yapıp bir bölüm giymeyeceğiniz elbiselerinizi vakumlu poşetlere kaldırın hem yer kaplamaz hem de o sezon neyiniz var neyiniz yok daha çok hakim olursunuz Eğer ki gardırop kâğıdı koyarsanız mutlaka zarar görmeden uzun vadeli daha çok kullanabilirsiniz kıyafetlerinizi, bunu deneyin. Ayrıca yeni kombinler için dergileri veya instagram ve pinteresti takip edin, ilham alın, fakat kendinize göre uyarlayın böylelikle eşsiz ve benzersiz bir stil yakalamış olursunuz.
ETİKETLER: şahika güler, gardırop, gardırop planlama, gardırop detoksu, maj ve iletişim danışmanı, imaj danışmanı, kombin, şık kombinler, şıklık, imaj, moda, nasıl giyinilir



